Avcı tam kendisiyle ilgili bir şeyler anlatacaktı belki de
Sözde.
Belki de kadın tavlama taktiğiydi bu avcının
Modası geçmiş.
Ortaya atılan bir iki laf sonrasında
Sözü dolaştırıp dolandırıp seçtiği avın üzerine
Getirip spot ışığını.
Av bir sevinç içinde
Kalakalırdı.
Karşısındakinin niyetini bir körün bile okuyabileceği gözlerini
Okuyamaz, çözemezdi şifresini.
Ve o kadar sözü havada bırakıp
Geri vitese takardı avcı.
Av ise havada kalanları eteğine toplama derdine düşmüşken
Bir ıslık çalıp uzaklaşıverirdi avcı.
Av ise eteğini dolduranlarla mesut olmakla yetinemediğinden
Düşüverirdi ıslığın sesine aldanıp
Kendisini karanlıklara sürüklediğini bile anlayamadan.
Bir labirentin içine çekilen av,
Avcının her adımında büyürken egosu
Aslında bir son'du kendisi için hazırlanan
Büyük kazana doğru.
Son bilinmez köşeyi dönünce boğazda hissedilen acı
Avın büyüyen gözleri gerçeği görmesindendi.
Avın çırpınışı geriye dönülemezliğin çaresizliği
Avcınınsa en büyük zevkiydi adrenalinin zirvesi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilek ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.