16 Haziran 2011 Perşembe
Sokaktaki evlerin açık pencerelerinden
Bir heyecanla Fatmagül'ün suçu ne dizisi yankılanıyor
Son dakikalar ve ben Kerim'in yaptığı deliliklere pes edip bıraktım izlemeyi
Şimdi bir yaz boyu nasıl bekliycem ben yaa ?
Gerçi unuturum bi kaç gün sonra
Yaz, deniz, kum, güneş, gelen misafirler falan derken...
Bugün Konak tarafına giderken Atatürk il halk kütüphanesinin önünden geçerken
Aklıma geldi,
Bunca kitap okumayı seven ben neden bunca zamandır buraya üye olmadım ki?
Girdim içeri ödünç kitap almak için kayıt olmak istiyorum dedim
Nüfus cüzdanımın bilgilerini aldılar adres telefon giriş yaptılar bide kart verdiler bana
Hadi bakalım istediğin kitabı seç, 15 gün sonrada geri getir dediler
Gezdim dolandım, kitaplara baktım inceledim neler var diye
İngiliz edebiyatı bölümünden Henry James'ten "Yürek burgusu" adlı kitabı aldım.
Hadi bakalım 1 Temmuzda teslim edicem bitiririm o zamana kadar...
Not: Resim Leylak Dalı'nın sayfasından alıntı "Kitap okuyan kadınlar" köşesinden arakladım :)
Teşekkürler.....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Gençken Beyazıt' daki kütüphanelere giderdim. Sahaflara çarşısına da sık uğrardık. Kitap o dönemler bu kadar yaygın satılan bir şey değildi. Kütüphaneler daha işlevseldi.
YanıtlaSilBu Fatmagül suçunu öğrenmek için kışa kadar bekleyecek mi? Vah yazık:)
Ne iyi bir iş yapmışsın Şeniz' cim.
YanıtlaSilSüre kısıtlı olunca zorunlu olarak,
benim gibi daha sonra deyip ileriye atmadan bitireceksin. Okudukça da okuyasın gelecek.
Zıvanasız, internette sanla ortamda okumak üzere kitapların linki yayınlanıyor ama bana pek garip geliyor tat alma duyumuz olmadan en sevdiğimiz yiyeceği yemek gibi bişi bana göre. O yüzden kitabı elime alıp, sayfalarını koklayıp bi köşeye süzülüp okumak daha bi tatlı geliyo bitter çikolata gibi mesela..
YanıtlaSilAsuman abla, evet yaa, sürünmeyecek kitap gerçi eğer kitap beni sarmışsa en uzuz okuduğum süre 1 haftadır. 7 günde bitirim içim rahat etmez..
YanıtlaSilAynı fikirdeyim. Hiç unutmam, gencim ve girdiğim ortamlarda ben de bi halt biliyorum diyebilmek adına o zamana kadar okumadığım tarzlarda da kitaplar okuma azmine girmiştim. Girdim kitapçıya ama şiştim kaldım, ne almam gerektiğini bile bilmiyorum.
YanıtlaSilTelefon kulübesine gidip telefon açtım ve benden yaşça büyük, her haltı bildiğini düşündüğüm bir büyüğümü arayıp hangi kitapları alayım diye sordum.
Bana "kitaba dokun, sayfalarını çevir, kokla, o sana kendisini alıp almaman gerektiğini söyler, sezgilerine güven evlat" demişti...
Kaybettik sonra, analım bari rahmetle...Nerden nereye :(
Varya bende bugün kütüphanede senin gibi oldum bir an ne alıp okusam ki şimdi ben diye düşündüm, kime sorsam ki dedim kendi kendime. Koskocaman bir kütüphane tüm kitaplar elimin altında ama beynimdeki tüm kitap adına fikirler uçtu gitti. Neyse sonra aklıma geldi jane austin alıp okuyayım dedim ama neredeyse tüm kitaplarını okudum zaten topu topu kaç tane ki kitabı ? Sonra aklıma, julia robesrt ve hugh grantın oynadığı bi filmden henry james geldi aklıma....
YanıtlaSil