İzmir'liyim ben.
9 Eylül'de İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşuna çok mutlu olurum her sene.
Hatta bir 9 Eylül'de evdeydim,
Balkona bayrak astım,
İçeride perde ütülüyorum pekii dinlediğim müzik ne?
Dijitürkte 412. kanal olan Arıonradio.com Yunan müzikleri tezata bakarmısınız yaa.
Dam üstünde saksağan öter Allah deyu deyu :))
Aslında şu Yunan müzikleri küçüklüğümden beri dinlediğim şarkılardır.
Eskiden denize gittiğimizde Çeşme yada Gümüldür'e geceleri plajda soğuk kumların üzerine uzanır sonsuz yıldızlar altında radyomuzun çektiği cızırtılı sesleri arasında önce çok hızlı konuşan Yunan spikerleri ardından da o güzel müziklerini dinlerdim.
Bir de siyah beyaz televizyon yıllarımızda tek kanallı tvmizde çatıda duran antenle- uydu, yükseltici hak getire-çeken diğer kanal hep Yunanistan tv'si olurdu. Onlarda da o zamanlar tvleri belirli saatte açılırdı. Bizde ki gibi o daire içinde şekiller ve dıttttt sesi yerine bir baykuş resmi ve çalan müzikleri olurdu.
Bu arada Yunan mitolojisinde baykuş bilgeliği temsil edermiş, o yüzden o resim varmış tvlerinde.
Ayrıca bir yerlerde elime geçen Yunan Euro'sunun arkasında da baykuş resmi olduğunu biliyor musunuz?
9 Eylül' de Yunan müziği dinlemek....
YanıtlaSilİnsanlığa lazım olan budur belki de.
Başlık bile bulamadığın, aklına gelmişken (bu gün 9 Eylül olmadığına göre) öylesine yazıverip geçtiğin şu bir kaç paragraf belki de bloglarda bu ayın en anlamlı yazısı.
Mümkün olsa da dünya okusa bu yazıyı. Bu arada Yunan müziği gerçekten çok güzeldir. Rahmetli abim özellikle çok dinlerdi.
Ellerin dert görmesin Şeniz' cim...
bu güzel sözlerin için ben teşekkü rederim asıl Asuman ablacım sağol :)).
YanıtlaSilBir şarkı dinlerken esti aklıma, içimdekileri döktüm.
*Müzik hayatın kendisidir aslında. Sevgi, aşk, barış gibi duyguları yansıtır. Nefretin notasyonu yapılqsa bile, bundan yine öncelikli olarak sevgi arzulanmaktadır.
YanıtlaSil*Uzak, sıcak iklimlerin hüküm sürdüğü ülkelerin sahillerinde, masmavi gecelerde çil çil milyonlarca yıldızların altında gibiyim. Yine bu gecelerin sessizliğini bozan milyonlarca yıldıza serenat yapan milyonlarca çekirgenin korolar halindeki şarkılarına eşlik eden avareleşmiş duygu dünyamı büyülüyordu. Dudağımda yüreğimin derinliklerinden gelen besteleri ıslıklayan bir name gibi dökülüyordü hüzünlerim. Rüyalar ve hülyalarım hüzünlü bir aşk hikayesinin iklimini yaşattığı, ve içinde duygu yoğunluğuyla beslendiğim bir sabır memesi gibiydi adeta. Benliğimin bencillikten soyutlandığı bir manevi olgunlukla, yanlızlığımı yalanlarcasına mehtap, sahile kadar yansıyan yansımasıyla sanki bana göz kırparak içinde bulunduğum yanlızlığımı giderir gibiydi. Metap bu sahilde varsa ben de var oldum demektir. Ben varsam mehtapta var, yansıması da var, duygularım da var demekti.
*Siyah beyaz televizyonlarla trt yayındaydı bir zamanlar. Evlere oturmaya değil de televizyon izlemeye gidilirdi. İzmirde saat 24 den sonra evlerin bütün pencerelerinden ışıklan sızardı. Herkes Yunan tv sinde yayınlanan "Karakedi" tv proğramını izlerdi. "Karkedi" tv programı, bir nevi "aga nigi.. aga nigi" programı olduğunu bir İzmir gazetesinden öğreniyordum.
Canım o kadar güzel yazmışsın ki söyliyecek kelime bulamıyorum.iyi kii varsın.Asuman ablanın sözlerine katılıyorum.müzik de çok hoş.
YanıtlaSilSevgili Profösör bey, İlk paragraf harika ne gzüel yazmışsınız şiir gibiydi vallaha.
YanıtlaSilAyrıca yine bir gece babam yunan tvsini izlerken filmde bir erkek sandalda soyundu ve denize atladı tabii çekim arkadandı o kadar garip gelmiştiki bize babam hemen "töbe töbe" diyip kapatmıştı tvyi. ne gülmüştük yaa...
Sevgili Kamikazem, teşekkür ederim canım sağoll..o zaman müziğin sesini aç eller havaya "hayde maleee çukulata çikita çiki çiki çikita"
YanıtlaSil