27 Haziran 2009 Cumartesi

Masa da masaymış ha/ Edip Cansever


Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu

Bakır kâseye çiçekleri koydu

Sütünü yumurtasını koydu

Pencereden gelen ışığı koydu

Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu

Adam masaya

Aklında olup bitenleri koydu

Ne yapmak istiyordu hayatta

İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu

Adam masaya onları da koydu

Üç kere üç dokuz ederdi

Adam koydu masaya dokuzu

Pencere yanındaydı gökyüzü yanında

Uzandı masaya sonsuzu koydu

Bir bira içmek istiyordu kaç gündür

Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu

Tokluğunu açlığını koydu

Masa da masaymış ha

Bana mısın demedi bu kadar yüke

Bir iki sallandı durdu

Adam ha babam koyuyordu.

Edip Cansever


Masalar neler taşır değil mi?
Benim de şu anda yazılarımı yazdığım masamın üstü dolu. Bilgisayarım var, ev telefonumuz, not defterim, mavi ve mor simli yazan tükenmez kalemlerim, intenette bir sitede gördüğüm eteğin ölçüsü için kullanıp masaya bıraktığım mezure, önce takıp sonrada sıkılıp çıkardığım kolyem, parmağıma o anda ağır gelen bir yüzük. Bazen su dolu bir bardak, yenilmek için bekleyen meyve dolu bir tabak, yine internette gördüğüm bir modeli çıkartmak için tığ, yün veya örgü şişi.

Resim : Şeker Ahmet Paşa - (1841-1907) Türk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dilek ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.